- A + A
Haber Galerisi
Sazın Şairleri Serhat’ın Âşıkları İZ TV'de
Köklü bir kültür ... Büyük bir Ata mirası ... Köroğlu’ndan Karacaoğlan’a, Kayıkçı Kul Mustafa’dan Dadaloğlu’na, Aşıklık geleneğinin dünden bugüne uzanan öyküsü, “Sazın Şairleri”yle dile geliyor.
30.04.2014 14:26:00

Atalarımız, Türkistan bozkırından başlayan göçlerinden itibaren batıda kendilerine yeni yurtlar aramıştır.

Bu göç sırasında atlarının terkisinde bazen kılıç, bazen yay, bazen de bunların yerinde bir kopuz vardı.

Kopuzu taşıyanlar ozanlardı.

Çeşitli kaynaklardan öğrendiğimize göre Atillâ’nın ordusunda ve sarayında ozanlar vardı.

Bütün eski Türk Devletleri’nde olduğu gibi Selçuklularda, Osmanlılarda ozanlar sarayda yer bulmuştu.

Ozanın saraydaki vazifesi toplantı ve şenliklere katılmaktı.

Ordudaki görevi ise; askerin moralini yüksek tutmak ve kahramanlık hikâyeleri söylemekti.

Hun, Köktürk ve Uygurların efsanelerinin yayılıp bugüne kadar ulaşılmasında onların rolü büyüktü.

Tunguzların Şaman, Moğol ve Baryatlar’ın Bo, Yakutların Oyun, Oğuzların Ozan dedikleri, bu geleneğin temsilcileriçağlar boyu, halk vicdanının sesi oldular.

Onlar av, şölen, kurban ve matem ayinlerine katılmışlar, sesleriyle nefesleriyle bu merasimleri idare etmişlerdi.

Türklerde ozanlık geleneğinin en büyük temsilcisi Dede Korkut’tu.

O, kopuz çalmanın şiir koşmanın yanında yeni doğan çocuklara ad verip, bütün müşkil işleri hallederdi.

Ozandan âşığa geçişteki son temsilci yine O’ydu.

Ozan ve destan geleneği, Anadolu’da 16. yy’da İslam kültürünün etkisiyle yeni bir öz kazandı.

Bu yeni hayat anlayışına uygun olarak Ozan’a artık Âşık dendi.

Köroğlu’ndan Karacaoğlan’a, Kayıkçı Kul Mustafa’dan Dadaloğlu’na oradan Âşık Şenlik’e kadar uzanan büyük bir ata mirasıdır Âşıklık.

İster Dede Korkut’un kopuzu, isterse âşığın sazı olsun, her yurt tutulan yerde anlamlı izler bırakmıştır.

Kafkaslardan akan Türklerin at oynatarak vatan yaptığı, Alparslan'ın kılıcının şavkıyla Anadolu'yu aydınlattığı, Dede Korkut’un soy soylayıp boy boyladığı, Hasan Harakanî gibi nice evliyanın kucağında yattığı yerdir Serhat

Anayurttan gelenler için Anadolu’ya açılan bu kapı, Âşıkların da ilk otağıdır.

Âşık Şenlik’ten itibaren özellikle Çıldır ve çevresi geleneğin en önemli merkezi olur.

Âşıklar, usta bir âşığın yanında yetişir.

Çırak, ondan hem usta deyişlerini hem de sanatın icrasına ilişkin yol yordam öğrenir.

Mahlas alır.

İşin özü sabırdır.

O sabrın sonunda çırak ustasının hayır duasıyla artık tek başına halk önüne çıkmaya hazırdır.

Gelenek bu şekilde devam eder.

Belgeselin çekimleri Kars, Ardahan ve Ankara’da yapıldı.

Belgeselin Yönetmeni; Yüzyılın Aşkları, O gün, Nâzım Hikmet ve Kazın İzinde belgesellerini hazırlayan Barış DURAN. Senaryosu da ona ait.

Görüntü Yönetmeni Cem Çağlayan.

Müzikleri Cenk YELES yaptı.

Belgeseli Alp BUĞDAYCI seslendirdi.

Canlandırma Cengizhan BÜYÜKYURT

Görsel Danışmanlığı Mukadder YARDIMCIEL üstlendi.

Süresi :46 dakika

Formatı :HD

Yapımcı :Sin-B-Ar

         SERKA’nın (Serhat Kalkınma Ajansı’nın) desteğiyle yapılan belgeselde; Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan KORKMAZ,Serhat Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Dr. Hüseyin TUTAR, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. M. Mete TAŞLIOVA, Kafkas Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Kürşat ÖNCÜL,Gazi Üniversitesi Türk Halk Edebiyatı Öğretim Görevlisi Dr. Oğuzhan AYDIN, Kafkas Üniversitesi Devlet Konservatuarı Öğretim ÜyesiYrd. Doç. Dr. Aşkın ÇELİK, Âşık Şeref TAŞLIOVA, Âşık Günay YILDIZ, Âşık Ensar ŞAHBAZOĞLU, Âşık Maksut KOCA, Âşık Bilal ERSARI, Âşık İhsan ŞAHBAZOĞLUveÂşık Yüksel YAKUPOĞLU ile yapılan söyleşiler de var.

 

Yayın tarihi ve saatlerini şu linkten öğrenebilirsiniz: http://www.iztv.com.tr/program.aspx?id=1901

Bu kuruluşun Aydınlatma Metni, Kişisel Veri İşleme ve Koruma, Ticari Elektronik İleti İzni, Kişisel Veri Saklama ve İmha ve KVKK Hak Bildirgesi metinleri hakkında Bilgi Almak İçin Tıklayınız